İkizler ve Eğitimleri
Yazar: Prof. Dr. Norma RAZON, Eğt.Dan.-Pedagog   

Bilindiği gibi ikizler aynı batında dünyaya gelmiş çocuklardır. İkizler, tek yumurta ikizi olanlar ve çift yumurta ikizi olanlar diye iki grupta toplanır. Tek yumurta ikizi olmayanlar birbirlerine daha az benzeyen, çevre tarafından kolaylıkla ayırt edilebilen çocuklardır. Tek yumurta ikizlerine halk dilinde "gerçek ikizler" adı verilir. Bunlar her yerde, her zaman ilgi ve merak uyandıran, dikkat çeken, sempati toplayan ikizlerdir.

Eskiden ikizleri ayırmamak gerektiğine inanılırdı. Bu nedenle ikizler aynı sınıflarda okutulur, aynı şekilde giydirilir, aynı şekilde eğitilirlerdi. Hatta onları ayırmanın zararlı olacağı düşünülerek birbirinden kopmadan, tam bir beraberlik içinde yetişmelerine özen gösterilirdi. Daima bir arada olduklarından, beraber oynayıp beraber çalıştıklarından, her birinin bir başka arkadaşa ihtiyacı olabileceği akla gelmezdi. Aynı anda aynı duyguları hissettikleri düşünülürdü.

Günümüzde bu görüş geçerliğini yitirmiştir. Aksine, eğitim uzmanları ikizleri erken yaşta zaman zaman ayırmak gerektiği görüşündeler. Artık ikizleri, yapışık iki kardeş gibi görmeyip, aynı aileye mensup, aynı evde büyüyen iki çocuk gibi eğitmek gerektiği kabul edilmektedir. Ünlü uzman Dolto, ikizleri ayırmanın şart olduğunu şu cümle ile ifade eder: "İkizlerden biri daima baskındır, liderdir, yönetici rolündedir. Diğeri ise boyun eğme eğilimindedir, daha pasiftir, yönetilmeyi bekler. Durum böyle olunca, ikizlerin birbirlerine bağımlı olmadan kişiliklerini geliştirme şansına sahip olmaları için, onları küçük yaşlardan itibaren ayırmak şarttır. İkisinin de dengeli birer kişilik geliştirebilmeleri için zaman zaman birbirlerinden kopmalarında yarar vardır. Böylece kıskançlık denen duygu da hafiflemiş olur."

Eğitimin amacı, bireyi yetenek ve ilgilerine uygun olarak geliştirmek olduğuna göre, ikizlerin eğitiminde de bu ilkeye uymak bir zorunluluktur.

İkizlerin eğitiminde amaç: her birinin sağlıklı ve dengeli bir şekilde büyümesini, kimlik ve kişilik kazanmasını sağlamaktır. İkizler doğdukları anda itibaren aynı anne babayı, aynı sevgi ve ilgiyi paylaştıklarından, gelişim basamaklarını birlikte atlattıklarından, sürekli olarak da kendilerinden söz ederken "biz" diye konuştuklarından, birbirlerini taklit eden ve tamamlayan eş olan iki birey görünümündedirler. Bu nedenle onlarda "ben" kavramının değilde, "biz" kavramının geliştiği görülür. Oysa ikizlerin eğitiminde hedef "biz" kavramını pekiştirmek değil, "ben" kavramını geliştirmektir. Çünkü ikizlerin her birinin farklı bir zihinsel gelişimi, farklı bir duygusal yaşamı, farklı iç dünyası, farklı yetenek ve ilgileri vardır.

O halde ikizlerin eğitiminde göz önünde tutulacak noktalar şunlardır:

  • Her birinin ayrı bir kişilik geliştirmesine fırsat vermek
  • Birbirlerinin kopyası olmalarını engellemek
  • Birinin diğeri tarafından ezilmesine engel olmak
  • Birbirlerine bağlı ancak bağımlı olmayan kardeşler yetiştirmek
  • Rekabet ve kıskançlık duygularını uyarmamak
  • Birbirlerini taklit etme ve tamamlama davranışlarının yerine dayanışma ve işbirliği kavramlarını uyandırmak
  • İKİZLERİMİZİ NASIL ADLANDIRALIM

    Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, ikizlerde kısa, benzer ve kafiyeli adlar tercih edilmektedir. Genellikle onlara adları ile hitap edilmemekte "İkizler buraya gelin" "İkizler bugün çok yaramazlık yaptılar" şeklinde konuşulurken "siz" kavramı pekiştirilmektedir. İkizlere benzer isimler koymaktansa, farklı isimler koymak ve onları duruma göre isimleri ile ayrı ayrı çağırmak çok yararlıdır. İkizlere "siz" diye hitap etmekten kaçınılmalı, nadir hallerde birlikte talimat verilmelidir. Ayrı ayrı ele alınan ikizlerde "ben" kavramı gelişir, kendilerine olan güvenleri artar.

    İKİZLERİ NASIL GİYDİRMELİ?

    İkizler aynı, bir örnek giydiklerinde daha sevimli olur, daha çok ilgi ve dikkat çekerler. Bu durum annenin hoşuna gider. Ayrıca bir kumaş almışken, bir model bulmuşken iki çocuğa da aynı elbiseyi yapmak anne için daha kolaydır. İkizlerini aynı şekilde giydiren anne, çocuklarının bundan hoşlandığına ve kıskançlık yaratmadığına da inanır. Oysa aynı giysiler, ikizlerden birinin zevkine uyar, diğerininkine uymayabilir. Aynı şekilde giyinme genellikle küçük yaşlarda problem yaratmaz, ancak ergenlik döneminde problem olur. Çünkü ergenlikte giyim biçimi önem kazanır. Özellikle ergenlik döneminde kazanma çabası içinde olan genç, giyimi ve dış görünüşü ile dikkati çekmek ve ikizinden ayrı algılanmak ister. Bu nedenle küçük yaştan itibaren annenin istekleri doğrultusunda ama çocuğun zevkine göre giysi seçmeye özen gösterilmelidir. İkisi de aynı şeyi seçtiklerinde, renk ayırımına gidilmelidir.

    İkizlerin giysilerinde nasıl farklılık yaratmak gerekiyorsa, saç modellerinin de farklı olması; ikizlerin farklı şekilde taranması, saçlarının farklı şekilde kesilmesi yararlıdır. Yapılan incelemeler göstermiş ki, tıpatıp aynı giyinen ve taranan ikizlerin zevkleri oluşamıyor, seçim şansları azalıyor, karar verme yetenekleri gelişemiyor. Çevre de onları daima benzer iki birey olarak algıladığından, onlardan daima aynı davranışı bekliyor. Farklı davrandıklarında da çevre onları eleştiriyor, kıyaslıyor. Bu durumdaki ikizler birbirlerinin kopyası olmaktan kendilerini kurtaramıyor, bireysel özelliklerini de geliştiremiyorlar.

    İKİZLERİN ODA SORUNU

    Ailenin parasal olanakları geniş, evdeki oda sayısı da yeterli olduğu takdirde ikizlere ayrı oda vermekte yarar vardır. Ancak onlara ayrı odalarda yatma olanağı verilemediği takdirde ayrı yataklarda yatmaları uygun olur. Aynı odayı ve aynı yatağı paylaşmaları gerektiğinde, her birine kitabını, eşyasını koyabileceği bir köşe ayırmak yerinde olur.

    İKİZLERİN AYNI SINIFTA OKUMALARI

    Uzmanlar ikizleri anaokulundan itibaren ayırmayı önerirler. Çocukların birbirlerini gölgelememeleri, birbirlerine rakip olmamaları ve sürekli kıyaslanmamaları için ayrı sınıflarda öğretim görmelerini önerirler. Ancak köy ve kasaba okullarında, küçük okullarda çaresizlikten aynı sınıfta okuyan ikizlerin sınıf öğretmenine, çocukların özelliklerine uygun biçimde yetişmeleri için pek çok görev düşer. Şehir okullarında, büyük ve kalabalık okullarda ikizlerin aynı sınıflarda olmaması kolaylıkla sağlanır. Bu da sağlanamıyorsa, ikizlerin ayrı okullara gönderilmesi yerinde olur. Araştırma bulgularına göre, aynı sınıfta okuyan ikizler, olumlu ya da olumsuz tüm kıyaslamalardan etkilenirler. Sürekli olarak birbirlerini tamamlama ihtiyacı duyarlar. Aynı arkadaşları seçerler. Bu durum da ikizlerin bağımsız olmalarını engeller, yalnız karar verebilen bireyler olmalarını güçleştirir. Oysa ikizler ayrı sınıflara yerleştirildiğinde, her biri kendi grubuna uyum sağlamaya, arkadaş edinmeye çalışır, ikizinden başkalarıyla yardımlaşmayı öğrenir, böylece güçlü ve otonom olmayı başarır.

    İKİZLER AYNI FAALİYETLERE YÖNLENDİRİLMELİ Mİ?

    Genellikle ikizler, iki ayrı birey olarak ele alınmadıklarından, birinin hoşlandığı oyun ve faaliyetten öbürünün de hoşlanacağı düşünülür. Oysa her birinin merakları ve zevkleri farklıdır. Bu nedenle ikisine de aynı oyun, aynı meşguliyet empoze edilmemelidir. İkizlerden biri masa başı faaliyetlerinden hoşlanırken, diğeri hareketi gerektiren oyunlardan hoşlanabilir veya ikizlerden biri spor faaliyetlerinde başarı gösterirken diğeri resim, müzik gibi sanat etkinliklerinde başarı gösterebilir. Her çocuğun eğitiminde olduğu gibi ikizlerin eğitiminde de çocukları yetenek ve ilgileri doğrultusunda yönlendirmeye özen gösterilmelidir. Ayrıca farklı faaliyet alanları seçilmiş olduğunda, ikizler farklı çevrelerde gelişme ve farklı arkadaşlar edinme fırsatı bulmuş olacaklardır. Her biri başarısı ile kendini tatmin etme ve kendini kabul ettirme şansını kazanmış olacaktır.

    İKİZLERE AYNI HEDİYE ALINMALI MI?

    Genellikle aileler kıskançlık ve kavgayı önlemek için ikizlere aynı hediyeleri alırlar. Böylece onları mutlu ettiklerine inanırlar. Oysa biri mutlu olur, diğeri olmaz. İkizlere hediye alırken, tıpkı giysi alımında olduğu gibi çocukların özellikleri ve zevkleri göz önünde tutulmalıdır. Her birinin hoşlandığı faaliyet türü düşünülerek hediye seçimi yapılmalıdır.

    İKİZLERİN EĞİTİMİNDE AİLENİN TUTUMU

    Çoğu zaman "ikizler vurdu, ikizler kırdı" şeklinde bir yorumla ikisi de azarlanır; ikisi de cezalandırılır. Ya da "Bugün ikizler usluydu" şeklindeki yargıyla ikisi ödüllendirilir. Oysa ceza veya ödülü bazen biri hak eder, bazen diğeri. Hangisinin haklı, hangisinin haksız olduğunu belirlemek aile için güç ise de, ikizleri ayrı ayrı değerlendirmeye dikkat etmek gerekir. Kavga ettikleri zaman aile müdahale etmekten kaçınmalıdır. Taraf tutmamaya da özen göstermelidir. Aile bireyleri, ikizlerle ayrı ayrı meşgul olacak zamanı bulmalı, bazı hallerde ayrı ayrı sohbet etmeli, ikizlerin farklı sorunları olabileceği ve bunlara farklı çözümler gerektiği unutulmamalıdır. Bunların yanı sıra ikizlerle sohbet ederek onların dil gelişimine yardımcı da olunmalıdır. Çünkü çoğu ikizler aralarında özel bir dil geliştirir ve lügatleri sınırlı kalır. Bu da sosyalleşmelerini olumsuz yönde etkiler.

    İKİZLERDEN BİRİNİ TERCİH

    Bazı ailelerde ikizler, doğdukları andan itibaren rakip durumundadırlar. Çünkü birine anne, diğerine baba sahiplenir. Bazı ailelerde ikizlerden biri hem anne hem de baba tarafından tercih edilir. Tercih edilen ikiz parlar, gelişir, ilerler. Diğeri sönük kalır, iyi gelişemez. Tercih edilen ikizin gölgesinde silik ve güvensiz olur. Bazı hallerde ikizlerin birinde bir yetersizlik ya da sakatlık olabilir. Bu hallerde sağlıklı olan ikizin gelişimi engellenmemelidir. Sağlıksız olanda kompleks uyandırmamak için sağlıklı olanın bazı faaliyetlere katılması yasaklanmamalıdır. Ayrıca aile tercihini de açığa vurmamalıdır.

    İKİZLERDE KARDEŞ PROBLEMİ

    Yapılan incelemeler göstermiştir ki; ikizler genellikle bir abla, bir ağabey veya bir kardeşin varlığından az etkilenirler, çünkü doğdukları andan itibaren anneden aldıkları şefkat, ilgi ve ihtimamı paylaşmaya alışıktırlar. Çoğunlukla ikizlerin varlığı diğer kardeşler için sorun yaratır. İkizler abla, ağabey veya kardeş tarafından kıskanılır. Ancak aile davranış ve tutumlarını iyi ayarladığı takdirde ikizler diğer kardeşlerin de sevgisini kazanmayı başarırlar. İncelemelere göre, ikizler kalabalık ailelerde daha iyi gelişirler, çünkü aile bireylerine kendilerini göstermek ve kabul ettirmek için çaba harcarlar. Yine cinsiyeti farklı olan ikizlerin sorunu, aynı cinsten olanlara oranla daha çabuk ve kolay çözümlenebilmektedir.

    İKİZLER ÜZERİNDE YAPILAN ARAŞTIRMALAR

    İkizler yalnız çevre için değil eğitimciler için de ilginç bir inceleme konusudur. Bu nedenle ikizler üzerinde yapılmış pek çok araştırma vardır. Bu arada ikizlerle yapılan görüşmelerden değerli bilgelerin de elde edildiği bir gerçektir. İkizler, ikiz olmanın olumlu yönlerini şöyle sıralarlar:

  • Hiçbir zaman yalnız değiliz.
  • Daima bir sırdaşımız var
  • İki kişi olduğumuzdan haklarımızı kolay koruyabiliyoruz.
  • İki çift gözümüz olduğundan daha objektif olabiliyoruz.
  • Diğer insanlardan farklı olduğumuzdan, sık karıştırıldığımızdan uyum gücümüz fazla, reflekslerimiz süratli oluyor.
  • İkiz olmanın olumsuz yönleri ise:

  • Sürekli kıyaslanmak bizi sıkıyor, üzüyor.
  • Bağımsız olamıyoruz.
  • Birbirimizden ayrılmakta güçlük çekiyoruz.
  • Birimiz diğerini tamamlıyor.
  • Birlikte tam bir kişilik sergiliyoruz. Yalnız olunca kendimizi güçsüz hissediyoruz.
  • Zor durumdayken ikizimizden destek bekliyoruz. Bu güçlüğü yalnız atlatmaya çalışmıyoruz.
  • Bize tanınan bütün şansları paylaşıyoruz.
  • Bizi herkes aynı zannediyor. Çoğu zaman farklı düşünüp, farklı davranıyoruz. Çevre bunu yadırgıyor.
  • İkiz olmaktan memnun olma durumu:

  • Çocukluk döneminde ikizlerin çoğu benzer olmaktan memnun, hatta karıştırılmak hoşlarına bile gidiyor.
  • Ergenlik döneminde çoğunluk ikiz olmaktan şikâyetçi.
  • Yetişkinlikte bireylerin yarısı ikiz olmaktan memnun, diğer yarısı şikâyetçi bulunmuştur.
  • İkiz sahibi ana-babalara öneriler:

  • İkizleri aynı anda doğmuş iki kardeş olarak ele alın, diğer çocuklarınıza tanıdığınız hak ve özgürlükleri onlara da tanıyın.
  • İkizlerin iki ayrı insan olduğunu kabul edin, tıpatıp aynı olmaları için çaba harcamayın, belli zamanlarda ve belli alanlarda ayrılmalarına izin verin.
  • İkizleri kıyaslamayın. İkisinden aynı alanlarda aynı başarıyı beklemeyin. Rekabeti körüklemeyin ki dost kalsınlar.
  • İkizlerden birini tercih etmeyin. Birinin diğerine baskı kurmasına göz yummayın. İkisinin de bağımsız ve teşebbüs sahibi olabilmesi için her birinde geliştirilecek yönü, yeteneği keşfetmeye çalışın.
  • İkizlerin de bütün çocuklar gibi anne ve babaları ile teke tek ilişki kurmak istediklerini unutmayın. Her biri ile baş başa sohbet etmek için fırsat yaratın.
  • İnsanı dış dünyaya bağlayan arkadaşlardır. İkizlerin de arkadaşa ihtiyaçları vardır. Birbirleriyle arkadaş olmalarını desteklemekle yetinmeyip, ayrı ayrı arkadaş edinmeleri için olanak sağlayın, farklı arkadaşları olursa, birbirlerinin etkisinden daha kolay kurtarabileceklerini düşünün.
  • İkizler zaman zaman birbirlerinden ayrı kalmak ihtiyacını duysalar da kısa bir süre ayrı kaldıktan sonra birbirlerini özlediklerini söylerler. Bu nedenle onları zaman zaman ayırarak, gelecekteki ayrılığa hazırlayın. Birlikte mutlu olmalarına da fırsat tanıyın.
  • İkizlerin birbirlerine bağlı, ancak bağımsız birer birey olarak gelişmelerini destekleyin, güçlü bir kişilik sahibi olabilmeleri için fırsat yaratın.
  • Ekler:
    DosyaAçıklama
    Bu dosyayı indir (ikizler_ve_egitimleri.pdf)ikizler_ve_egitimleri.pdfİkizler ve Eğitimleri
     

    DUYURULAR

    Sosyal Beceri Geliştirme Grup Çalışması

    Merkezimizde, 15 Mart 2014 Cumartesi günü, 5 - 7 yaş grubundaki çocuklara yönelik, 10 hafta boyunca sürecek olan Sosyal Beceri Geliştirme Gurubu başlatılacaktır. Guruba katılacak çocuklar... » devamı

    EkipNormaRazon uzmanları ile Anne-baba sohbetleri dizisi

    Velilerimizden gelen talepler doğrultusunda konularımız ve tarihleri aşağıdaki gibi belirlenmiştir. 1) Konu: Ergen Anne-Babası Olmak Konuşmacı: Uzman Klinik Psikolog Zeren Okçuoğlu Kad... » devamı

    Facebook ve Twitter sayfası açılmıştır!

    Facebook ve Twitter sayfası açılmıştır! ... » devamı

    MAKALELER

    Yemek Sorunları

    Eğer sizin çocuğunuzda makarna, pilav ve köfteden başka bir şey yemek istemiyorsa, elinizde tabakla onun peşinde koşturmaktan yorulduysanız v... » devamı

    Babalar ve Çocukları

    Anne hamile kaldığını öğrendiği anda hem fiziksel hem de duygusal bir ilişki başlar bebeğiyle arasında. O andan itibaren eşi ve bebeği i... » devamı

    Kardeş Kıskançlığı

    Kıskançlık, bireyi mutsuz kılan, huzursuz eden bir duygudur. En yaygın kıskançlık türü, kardeşler arasında görülen kıskançlıktır. Bi... » devamı

    Uyku Problemleri

    Uyku çok gizemli bir süreç, hala neden uyuduğumuz ve ne işe yaradığı tam olarak bilinmiyor. Bilinen şey, beyin, günlük aktivitelerimizi yü... » devamı

    Ekonomik krizler... Emeklilik... İş değişimi... İşten çıkarılma

    Yaşanan ekonomik krizlerle birlikte, birçok ülkenin insanları aynı sorunları yaşıyorlar. Kimi şirketlerini kapatıp yeni alanlara yönelme ç... » devamı

    Evlat Edinilmiş Çocuk ve Eğitimi

    Evlat edinme, çok eskilere dayanan, günümüzde de giderek ilgi gören bir olgudur. Bu olgu sayesinde, çocuk sahibi olamayan aileler bir çocuk yet... » devamı

    Mizaç, Kişilik Gelişimi

    Kişilik yapısı üzerinde metabolizmadaki belirli salgıların, fiziksel yapının, çocuk sayısının, kalıtımın, çevrenin, anne-baba davranı... » devamı

    Arkadaş Etkisi ve Özgüven

    Okul öncesi yaş grubunda arkadaş etkisi ve özgüven Sosyalleşme cesaret işidir, hele ki okul öncesi çocukları için; neden mi? Çocuk, ail... » devamı

    Sanat Terapisi

    Sanat, sözle ifade edilemeyenin sembolüdür. Sanat terapisi ise, sanatın ve terapinin kaynaşması, kişinin kendi ile yaptığı diyalogdur. Sanat... » devamı

    Okul Fobisi

    Okul korkusu olarak da adlandırılan okul fobisi, çeşitli nedenlerden ötürü çocuğun okula gitmek istememesi, okula gitmeme konusunda direnmesi... » devamı

    Arkadaşlarım Beni Sevmiyor

    "Anne arkadaşlarım beni sevmiyor, benle oynamak istemiyor, benle alay ediyorlar, bana vuruyorlar, hep Ayşe'nin dediği oluyor, onun istediği oyunu... » devamı

    Çalışan Anne ve Çocuk

    Dünya kurulalı beri kadın, ev kadınlığı ve annelik görevlerinin yanı sıra üretim alanında da bir takım görevler yüklenmiştir. Batıda ... » devamı

    Logoterapi... ya da Herşeye Rağmen Hayata Evet Demek

    Freud ve Adler’den sonra 3cü Viyana Okulu olarak adlandırılan Logoterapi’nin kurucusu Viktor Emil Frankl, çağımızda insanın en önemli psi... » devamı

    Baba Çocuk İlişkisi Üzerine

    "Çocuğunuz en çok, sevgiyi hak etmediğini düşündüğünüz sırada sevgiye ihtiyaç duyar." Prof. Dr. Acar BALTAS Bu yazıyı okumaya başlam... » devamı

    Sınava Doğru...

    Stres ve Sınav Kaygısı. Stres nedir? Stres; günlük yaşantımızda alıştığımız sürekliliğin dışında gelişen olaylar karşısı... » devamı

    AYIN KONUSU

    Çocuk ve Spor
    Ditsa ALATON, Eğt.Dan.-Psikolog
    Ergenlik, bireyin bedensel, ruhsal ve toplumsal dönüşümler yaşadığı, büyüme ve gelişmenin hızlı hareket ettiği zorlu bir süreçtir. Bireyselleşme ve kimlik oluşumunu sağlayacak bu değişiklikler ergenin bedenini ve ruhsallığını yorar. Hızlı beden gelişimini, artan beden enerjisini, uyanmaya başlayan cinsel farkındalığı yaşayan ergen şaşkındır, sarsılmıştır. Bozulan denge ile baş etmeye çalışan ergen, bu dönemde, kendini ifade edebilmek için sıklıkla bedenini kullanır.