Anne Kardeşimi Geldiği Yere Gönderemez miyiz?
Yazar: Layza OVADYA, Uzman Psikolog - Eğitim Danışmanı   

Kıskançlık evrensel bir duygudur, günlük hayatımızı etkilemediği sürece patolojik bir durum sayılmaz. Freud kıskançlığı "yas gibi dokunaklı" durumlardan biri olarak tanımlar ve bunu normal bir davranış olarak nitelendirir. Kıskançlığın patolojik düzeye gelmesi , akılcı düşünme yeteneğinin yetersiz kaldığı durumlarda görülür.

Özellikle kardeş kıskançlığı, anne-babaların panik olmadan ele alması gereken önemli bir konudur, çünkü kardeşlerin gelecekteki ilişkilerine yön verecek olan onlardır.

"Yeni kardeşi kıskanmamasını sağlamak için çocuğumu nasıl hazırlayabilirim?" sorusu eğitimcilerin en çok karşılaştıkları sorulardan biridir. Öncelikle anne-babanın kardeş kıskançlığının doğal bir duygu olduğunu kabul etmesi gerekir. Yeni gelen bebeğin abla veya ağabeyinde uyandırdığı kıskançlık ve kırgınlık duyguları kaçınılmazdır. Bu duygularını fark etmemek ya da kabullenmemek çocuğa yapılacak büyük bir haksızlıktır. Her ne kadar doğum öncesinde 'kardeş istiyorum" demişse de, "abla" veya "ağabey" gibi büyük sıfatlar kazanacaksa da, dünyası ve konumu değişeceğinden çocuğun anne-baba yardımına ihtiyacı vardır, tahtı sallanmıştır bir kere!

"Kardeşe hazırlık nasıl olacak, büyük çocuğuma kardeş geleceğini ne zaman, nasıl açıklayabilirim?"de bir başka sorusu anne babaların. Bu açıklamayı hamileliğin en başında yapmaya gerek yok, karnı büyümeye başladığında annenin bu haberi çocuğuna vermesi,bir bakasından duymadan önce onu bilgilendirmesi en uygun yöntemdir. Kardeş kavramının ortaya çıkmasıyla çocuğun yaşına bağlı olarak "ben nereden geldim, kardeşim nasıl oluştu, nereden çıkacak?" gibi sorular da gelecektir,ailenin bu soruları da cevaplamaya hazırlıklı olması gerekir. Çocuk sorusunu kime yöneltmişse,cevabını da ondan almalıdır.Bu konular yeri ve zamanı geldikçe çocuk ile konuşulmalıdır. 3-4 yaşındaki çocuğa resimler de göstererek (çocuğun yaşına uygun, anlamasını kolaylaştıracak ,bu konuyla ilgili resimler içeren kitaplar referans alınabilir), bebeğin annenin bedeninde, büyümesi için yapılmış özel bir yerde olduğu ile ilgili bir açıklama yapılabilir. Bu özel yere rahim dendiği ve bebek dış dünyada yaşayabilecek kadar büyüyünceye dek bu yuvada korunduğu söylenebilir. Doğum, normal olacak ise, bedeni küçük fakat ismi büyük "ağabey veya ablaya", bebeğin annede bulunan özel bir delikteki geçitten dünyaya geleceği; doğum sezaryen olacak ise , daha önce kendisinin, annenin karnında iz bıraktığı yerden doktor tarafından çıkarılacağını söylemek uygun olabilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta: minik rakibin annenin canını acıtmayacağını belirtmek ve doktorun, annenin karnını keserek çıkartacağı gibi açıklamalardan kaçınmak olmalıdır. Açıklamaların doğal, basit ve açık olması önemlidir. Yeterli cevap aldıklarında çocukların kafaları karışmayacaktır.

Anne- baba, kardeş gelmeden önce, hastanede kardeşe verilmek üzere bir hediye hazırlaması için çocuğa yardımcı olmalı, aynı şekilde abla veya ağabey olmasını kutlamak için de büyüğe verilmek üzere bir hediye hazırlamalıdır. (Sakın bütün oyuncak dükkanını boşaltmayın). Anne doğuma gittiğinde,çocuğun kiminle nerede kalacağı, hastaneye kiminle (anne toparlandıktan sonra) ne zaman geleceği önceden planlanmalıdır.İlk karşılaşmada büyüğün bebeği anne kucağında bulmamasına özen gösterilmeli,büyük annesine kavuşup hasret giderdikten sonra kardeş anne kucağına verilmelidir.Gerek hastanede,gerek evde abla veya ağabeyin kardeşle ilgili görev ve sorumluluklar almasında yarar vardır. Bebeğin bakım ve temizlik işlerinde anneye yardımcı olmak büyük çocukların hoşlandığı ve takdir topladığı işlerdir.Alt değiştirme , temiz giysileri katlama, bebek bezlerini sayma, bebek beslenirken ona hikaye anlatma, yatağını hazırlama, mamasını verme, emziğini bulma, banyo yaptırma gibi konularda anneye yardımcı olmak büyüğü mutlu edecek, sorumluluk duygusunu geliştirecektir.

Yeni bebekle ilgili duyguları paylaşmak, kıskanmanın doğal olduğunu konuşmak, kendi çocukluğundan örnekler vermek, "seni daha uzun süredir seviyoruz" demek, "çok" yerine sihirli kelime "uzun"'u kullanmak, ara ara onunla başbaşa (kardeşsiz) zaman geçirmek ,kıskançlık duygunu hafifleten önlemlerdendir.

Abla veya ağabeyin anaokuluna başlaması düşünülüyorsa, bu başlangıç kardeşten ya çok önce ,ya da çok sonra yapılmalıdır. Kardeşini annesinin kucağında bırakarak servise binen küçük çocuk, okula karşı olumsuz duygular geliştirebilir. Annenin buna özen göstermesinde fayda vardır.

Tam kardeşi kabullenmek üzere iken, onun emekleyerek veya yürüyerek bütün dikkatleri üzerine çekmesi, abla veya ağabeyde olumsuz duygular doğurabilir. Bu durumda , anne ve baba, çocuğa duygularını ifade etmesine fırsat veren bir ortam yaratmalı, endişelerini ve kaygılarını konuşabileceği özel anlar sağlamalıdır. Yürümeyi öğrenen kardeş, büyüğün oyununu bozar veya oyuncakları oradan oraya taşırsa, büyüğe paylaşmak istediği ve istemediği oyuncakları ayırması,paylaşmak istemediklerini kardeşin ulaşamayacağı bir yerde saklamasını önerilebilir. Kardeşini odasına sokmak istemeyen büyük çocuk, kardeşinin odasına girmemeyi öğrenmelidir.Kardeşler belli saatlerde birbirlerinin odalarını da kullanabilmelidirler. Önemli olan büyük olmanın ayrıcalığını yaşarken, küçüğün de bazı hakları olduğunu düşünmesini sağlamaktır.

Kıskançlığı engellemek adına,anne babanın farkına varmadan yaptığı bazı davranışlar,kıskançlığı körükleyebiliyor da. Büyük çocuktan,sürekli kardeşine örnek olmasını istemek, kardeşleri kıyaslamak, sevmeyi rüşvet, sevmemeyi tehdit olarak kullanmak gibi. Adı ister 'abla', ister 'ağabey' olsun, ona "Örnek ol, sen büyüksün idare et" yerine "bunu nasıl yapmak gerektiğini kardeşine gösterebilirsin" şeklindeki mesajlar daha uygun olacaktır. Büyük olmak onun seçimi değildi, sürekli idare etmek zorunda da değil.

İkisine de eşit davranmak adına, tüm kardeşlere aynı hediyeleri almak da bazen rekabeti körüklemektedir. Her çocuk hediye alma sırasının kendisine de geleceğini öğrenmelidir.Bütün kardeşlere aynı oyuncakları farklı renkte almak, aynı giysilerin bir büyüğü bir de küçüğünü satın almak, onların bireyselliklerini yaşamalarını engellediği gibi sürekli bir yarış ortamının içinde kalmalarına neden olmaktadır. Kardeşleri kıyaslamaktan kaçınmalı, her ne kadar ortak genler taşıyor olsalar , farklı birer minik birey oldukları unutulmamalıdır.

Kıskançlık, sevgi ilişkilerinde ortaya çıkar, patolojik hale dönüşmemesi, anne baba tutumuna bağlıdır. Bilinçli ve sevgiyle büyütülen çocukların, zaman zaman birbirleriyle kavga etmelerine, ara ara birbirlerini kıskanmalarına rağmen,kardeşlik bağları güçlü ve uzun vadeli olur. Anne-baba olarak insanın çocuklarına bırakılabileceği en büyük miras: belki de budur, kardeş sevgisi!

Ekler:
DosyaAçıklama
Bu dosyayı indir (anne_kardesimi_geldigi_yere_gonderemezmiyiz.pdf)anne_kardesimi_geldigi_yere_gonderemezmiyiz.pdfAnne Kardeşimi Geldiği Yere Gönderemez miyiz?
 

DUYURULAR

Sosyal Beceri Geliştirme Grup Çalışması

Merkezimizde, 15 Mart 2014 Cumartesi günü, 5 - 7 yaş grubundaki çocuklara yönelik, 10 hafta boyunca sürecek olan Sosyal Beceri Geliştirme Gurubu başlatılacaktır. Guruba katılacak çocuklar... » devamı

EkipNormaRazon uzmanları ile Anne-baba sohbetleri dizisi

Velilerimizden gelen talepler doğrultusunda konularımız ve tarihleri aşağıdaki gibi belirlenmiştir. 1) Konu: Ergen Anne-Babası Olmak Konuşmacı: Uzman Klinik Psikolog Zeren Okçuoğlu Kad... » devamı

Facebook ve Twitter sayfası açılmıştır!

Facebook ve Twitter sayfası açılmıştır! ... » devamı

MAKALELER

Ergenlik Döneminde Kayıplar ve Yas

Hayata yeniden bir uyanıştır ergenlik. Ergen, yeni başlayan sürecin heyecanlarını yaşarken bir yandan da geride kalan çocukluğunun yasını ... » devamı

Özgüvenli Çocuk Yetiştirmenin Altın Kuralları

Her anne-babanın ortak isteği "kendine güvenen" çocuklar yetiştirmektir. Gerçekten çocuğun sağlıklı gelişimi için "özgüven" ilk sırala... » devamı

Gençler, Teknoloji ve Değişen Sosyal Dengeler

Teknolojinin gelişimi ve kullanımı bütün dünyada büyük bir kültürel değişim başlattı. Yaşamımızdaki bu geriye dönüşü olmayan de... » devamı

Baba ve Çocuk İlişkisi

Babalık bireye doyum sağlayan önemli bir tecrübedir. Bir erkek için duygusal açıdan alabileceği hiçbir ödül, çocuklarını doğdukları an... » devamı

Yaramaz Çocuğa Yaklaşım Nasıl Olmalıdır?

'Yaramaz' kavramı, benim çok sevmediğim maalesef her çocuğa kolayca yapıştırılan bir etikettir. Hele ki yaramaz çocuk kıyafeti giydirilmiş... » devamı

Çocukta Dikkatin Geliştirilmesi

Biz insanlar çevremizi duyu organlarımızın yardımıyla tanırız. Çevremizde olup bitenleri görerek, duyarak öğreniriz. Nesneleri elleyerek, ... » devamı

Uyku Problemleri

Uyku çok gizemli bir süreç, hala neden uyuduğumuz ve ne işe yaradığı tam olarak bilinmiyor. Bilinen şey, beyin, günlük aktivitelerimizi yü... » devamı

Meslek Seçimi

Çocuk doğar, büyür, gelişir, okula gidecek yaşa gelir. Zorunlu ilkokul dönemini bitirdikten sonra ya ileride seçeceği mesleğe hazırlanmak ... » devamı

Çocuğa Hangi Yaşta Okuma Öğretilmeli

Son yıllarda ana-babaların okul öncesi dönemde çocuklarına okuma-yazma öğretmeleri, ilkokula hazırlık sınıflarında öğretmenlerin öğre... » devamı

Başkasına Ait Bir Şeyi Almak

Birisi ona aksini söyleyene kadar dünyadaki her şey okul öncesi çocuğa ait olduğundan, sizin onayınız olmadan başkalarına ait şeyleri alma... » devamı

Ekonomik krizler... Emeklilik... İş değişimi... İşten çıkarılma

Yaşanan ekonomik krizlerle birlikte, birçok ülkenin insanları aynı sorunları yaşıyorlar. Kimi şirketlerini kapatıp yeni alanlara yönelme ç... » devamı

Çalışan Anne ve Çocuk

Dünya kurulalı beri kadın, ev kadınlığı ve annelik görevlerinin yanı sıra üretim alanında da bir takım görevler yüklenmiştir. Batıda ... » devamı

Oley! İkiz Bebek Bekliyorum

Her ebeveyn bir sanatçıysa, ikiz ebeveyni de tutkulu bir sanatçı. Neden mi tutkulu? Yola çıkıldığı zaman, ailede ikiz bebeklerin bulunmasıy... » devamı

Gencin Meslek Seçimini Etkileyen Faktörler

Meslek, "Bir kimsenin devamlı surette çalıştığı iş veya fikir alanı" veya "Bir kimsenin hayatını kazanmak, geçimini sağlamak için iş" o... » devamı

Her Öğrencinin Dileği Başarı

Okul başarısı, ülkemizde, okulların açıldığı günden itibaren en çok konuşulan konulardan biri haline gelir. Çocuğu okula giden her aile... » devamı

AYIN KONUSU

Çocuk ve Spor
Ditsa ALATON, Eğt.Dan.-Psikolog
Ergenlik, bireyin bedensel, ruhsal ve toplumsal dönüşümler yaşadığı, büyüme ve gelişmenin hızlı hareket ettiği zorlu bir süreçtir. Bireyselleşme ve kimlik oluşumunu sağlayacak bu değişiklikler ergenin bedenini ve ruhsallığını yorar. Hızlı beden gelişimini, artan beden enerjisini, uyanmaya başlayan cinsel farkındalığı yaşayan ergen şaşkındır, sarsılmıştır. Bozulan denge ile baş etmeye çalışan ergen, bu dönemde, kendini ifade edebilmek için sıklıkla bedenini kullanır.